Tiran: Wadelio #1

               Tiran : Wadelio

Ön Söz 

Bu yazıda anlatılan her şey hayal ürünüdür. İstek veya amaç değildir. 

Bu Wadelio'nun hikayesi, dünya tiranı olmak isteyen birinin yaşadıkları, yaşayacakları ve yaşamak istedikleri.

Wadelio Kim?

Motor kullanmayı çok seven hız tutkunu.Yüksek zeka diyebileceğimiz bir zekası var. Kimseye güvenmez ama yine de arkadaşları vardır ve sevilir , sayılır. Wadelio'ya güvenirler. Ama Wadelio değişir. Kimse anlamaz ama o çok değişir. Huzur'u kaybederse her şey değişir.

--1---

Sıkılmıştı Wadelio. Motoruna atlayıp sürmeye başladı. Yine aynı yer yine aynı saat. Gecenin bir yarısı yıldızları izlemeye gidiyordu. O kadar çok severdi ki bunu. Her yıldızı ayrı severdi. Şehir onu elinden alamamıştı. Şehir ışıklarından uzağa sürerdi. Yıldızları rahat rahat görmek için. Yerine geldi. Motorunu durdurdu geçti çimenlerin üzerine. O kadar rahattı ki uzandı.

Huzur ve sessizlik. 

Wadelio bunları düşündü. Mutlu hissediyordu, evet mutlu. Telefonu çaldı. Huzur arıyordu. Yani sevgilisi Wadelio'nun. Açtı.

-Alo

-............

-Alo dedim.

-............

Kapattı telefonu Wadelio. Herhalde yanlış aradı, dedi. Ama yine de kendisi aradı bu sefer. Çalıyordu ama açılmıyordu. Wadelio tedirgin oldu.          

-Niye açmıyor ki?

-Niye açsın gecenin bir yarısı?                    

-E ama kendisi aradı?    

Rahat edemedi Wadelio. Hemen motoruna atladı. Şehre doğru hızla sürmeye başladı. En hızlı haliyle bile bir saate ancak varabilirdi. Zaman geçmiyor


Wadelio ise uçak gibi gidiyordu. Gerçekten bu hızla eğer kaza yaparsa şehire kadar sürüklenirdi. Wadelio ölümden korkmazdı eğer mümkünse acısız olsun derdi. 

------  

Wadelio gelmişti neredeyse. Eve doğru baktı hemen. Işıkları kapalıydı. Uyuyor herhalde dedi içinden. Hemen sokağa park etti motoru. Binaya girdi. Koşar adımlarla çıktı merdivenleri. Dairenin önüne geldi. 7 numaralı dairenin ziline basmaya başladı. Elini çekmiyordu. Açılmıyordu kapı. Wadelio sinirlenmişti. Kapıyı kendisi açmaya çalıştı. Ayakkabı çekeceğinin ucuyla kapının dilinin olduğu kısmı denk getirip açmaya çalışıyordu. Çok zorlamıştı ama açılmadı. Son bir güç ile tekrar denedi. Çekecek kırılmıştı ama kapıyı açmayı başardı. Hemen içeri daldı. 

-Ben geldim. Wadelio

-Uyuyor muydun?

Ses yoktu. Hemen onun odasına girdi. Işığı açtı. Gördü Wadelio. 

--------

Ağlamaya başladı. Kan içinde yatıyordu. 

Neden?

Gidip nabzını kontrol etti. Yaşıyordu hâlâ. Hemen kucağına aldı. Onun arabasıyla gitmesi gerekiyordu. Anahtarı aldı hemen çıktı evden. Her yeri kan olmuştu elleri, üzerindeki giysiler. Wadelio onu arabaya yerleştirdi. Hemen binip basmaya başladı. En yakındaki hastaneye sürdü. Yol kısaydı normalde. Ama Wadelio için. 

Nasıl geldiğini, nasıl içeridekilere haber verdiğini hatırlamıyordu. Kendine geldiğinde yere çökmüştü ağlıyordu. Hayatında onu gerçekten seven tek kişi. Bıçaklanmış. Neden lan neden? ,dedi. Polis bile gelmiş. Kim çağırmıştı onları? Hastane mi kendisi mi? 

Polis: - Merhaba beyefendi. 

Wadelio: -Merhaba.

Polis: -İhbarı siz yapmışsınız galiba. Sevgiliniz miydi?

Wadelio: -Evet.

Polis: -Ne zaman geldiniz buraya?

Wadelio: - Bilmiyorum. Ben ben ne zamandır buradayım bilmiyorum.

(Doktor ameliyattan çıkar. Wadelio'ya döner.)

Doktor: - Siz yakını mısınız?

Wadelio: - Evet, tek yakını benim.

Doktor: -Elimizden gelen her şeyi yaptık. Ama maalesef onu kurtaramadık. Çok kan kaybetmişti. -------Bir şeyler --------

Wadelio şoktaydı. Yaralı halinde bile kendinden geçmişti. Şimdi ise ölmüştü ağlayamıyordu bile. Polisler bir şey söylüyordu doktor başka bir şey ama duyamıyordu. Nasıl olurdu? Bir tek o vardı. Onun için yaşıyordu, onun için gülüyordu, onun için komiklik yapıyordu. Ya O , onun da kimsesi yoktu. Sadece Wadelio. Birbirlerinden başka kimseleri yoktu. Şimdi ölmüştü. Gözleri kapandı. Bayılmıştı herhalde. 

-----------

Ne zaman kalktığını bilmiyordu. Hastane yatağında yatarken buldu kendini Wadelio. Yanında ise polis vardı. Wadelio'nun uyandığını görünce hemen amirine haber verdi. İçeri iki polisle beraber doktor da girdi.

Doktor: - İyi misin şu an?

Wadelio: - Noldu?

Doktor: - Bayıldın. Geceyi burada geçirdin. 

Wadelio hemen sevgilisini hatırladı.

Wadelio: -Ben sevgilimi getirmiştim. O iyi mi ? Bıçaklanmıştı. Durumu nasıl?

Doktor: Şey beyefendi. Kız arkadaşınınızı kurtaramamıştık. Bunu söyledi.......

Wadelio yine sok geçirdi. Ağlamaya başladı bu sefer. Hatırlıyordu. Ölüm haberini aldığını. Hatırlıyordu. 

Doktor: - Eğer yine bayılırsa lütfen bana haber verin memur beyler. Ben şimdi çıkıyorum. Bu arada hasta taburcu olabilir herhangi bir sıkıntısı yok.

Polis 1: - Peki. Soru sorabiliriz değil mi?

Doktor: -Evet.

Polis 2: -Başınız sağolsun. Size bir kaç soru sorabilir miyiz?

Wadelio: -Olur.

Polis 2: -Bize her şeyi en baştan anlatabilir misiniz?

Wadelio anlatmaya başladı. Telefonu, eve gitmesini, bulmasını, arabayla hastaneye getirmesini. 

Polis dinledikten sonra:

-Bunlar olurken hepsinde veya kısmında şahidiniz var mı?

Wadelio: - Hayır yok. Tektim.

Polis 2: - Sizce bunu kim yapmış olabilir? 

Wadelio: -Bilmem. Biz kendi halimizde insanlardık. İkimizin de kimsesi yok. Bir kaç arkadaş bu kadar.

Polis 2: -Peki beyefendi. Arkadaşlar yazılı ifadenizi alsın. Siz de lütfen bir yerlere ayrılmayın. Bu arada kusura bakmayın kendimi tanıtmadım ben komiser Falcon. Bu da numaram bir şey olursa çekinmeden arayın.

Wadelio: - Bulabilecek misiniz katili?

Polis 2: - Çalışacağız. İyi günler.


Polisler çıkar. Wadelio tekrardan ağlamaya başlar. Gerçekti bunlar. Yaşanmıştı. Wadelio huzurunu kaybetmişti. O yaşamayı hak etmiyorsa kim hak ediyordu yaşamayı. 

Wadelio: -Kimse, kimse yaşayamaz artık. O öldüyse herkes ölebilir. Onları bulup ben öldüreceğim. Evet yapacağım bunu. Onun için, onun için.

----------

Katil 

Wadelio onu seviyordu. Hem de çok. Karşılığı bu olmamalıydı. Kim onu öldürürdü? Wadelio ağlıyordu sadece. Yeminler ve küfürler edip duruyordu. Onu bulacağım.... Bana yalvaracak... Beni affet , affet beni... Ama Wadelio onu affetmeyecek. Onu öldürecek. Hayata karşılık hayat. 

Onu mezara koymuşlardı. Wadelio ve birkaç kişi. Bu kadardı işte. Sadece birkaç tanıdığı olan birisini niye öldürdünüz. Öldürmek için mi öldürdünüz? 

Wadelio: -En son hanginizleydi?

Arkadaş 1: -Evdeydik Wadelio. Biraz oturduk sonra ayrıldık. 

Wadelio: -Siz mi yaptınız?

Arkadaş 2: Yapma Wadelio sen iyi değilsin. Biz onu severdik. Sen sakin ol lütfen. Bak biz yanındayız, eğer bir sıkıntın olursa ararsın olur mu?

Kafasını salladı onaylarcasına. Hiçbir şey olmayacağını o da biliyordu.

Evine gitti. Yatağına uzandı. Her yeri ağrıyor özellikle gözleri çok acıyordu. Uykusuzluk ve ağlamaktan yorgun düşen Wadelio. Hayatında belki de ilk defa hemen uyudu. Uykusu ağırdır Wadelio'nun. Belki iki gün bile uyumuş olabilir. Kalktığında akşamdı. Keşke hiç uyanmasaydım. Keşke ben de ölseydim. Keşke beni de öldürselerdi. Ne olurdu sanki? Yüzünü yıkamaya gitti. Gözleri sişmişti. İçeri geçip koltukta uzanmaya başladı. Ne yapacaktı? Acaba komiseri arasa mıydı? Ne diyecekti? Bana ismini verin mi? Desin ya ne kaybeder? Zıpladı yerinden telefondan hemen Falcon'u aradı.

Falcon: - Alo.

Wadelio: - Alo. İyi günler komiserim ben Wadelio. 

F: -Hatırladım. Ne için aramıştınız?

W:- Şey ben. Katil bulundu mu onu sormak için aramıştım.

F: - Maalesef. Çalışıyoruz ama merak etmeyin.

W: -Şey komiserim bulunursa benim haberim olur değil mi?

F: - Tabi ki. Kim olduğunu hemen öğreneceksiniz. Başka asorunuz yoksa iyi günler.

W: - Yok komiserim iyi günler.

Wadelio biraz sevinmişti. Ama onu kendisinin bulması lazımdı. Yoksa yaşayamazdı. Ceza hükmünü kendisi verecekti. Onu ne olursa olsun bulacaktı. Wadelio biraz biriktirdikleri parayla gidip silah alacaktı. O da katillerin katili olacaktı. Birilerinin ölmesi gerekiyorsa o da katiller. Wadelio bekledi günlerce. Bir yandan dosyayı takip ediyor bir yandan haberlere bakıyordu. 

----------

Zaman geçmişti. Bir hafta geçti geçmedi. Wadelio uyurken Falcon aramıştı. Wadelio telefona yarı uykulu bir halde bakarken Falcon ismini görüp hemen açtı.

W:- Buyrun komiserim

F:- Wadelio aslında seni dava için aramıştım. Aslında pek üzerime vazife değil ama ben yine de aramak istedim.

W:- Teşekkürler komiserim. Dinliyorum ben önemli bir şey mi oldu.

F: - Wadelio dava maalesef kapandı. Kusura bakma hiç ama hiç bir delil olmamasına rağmen biz yine de uğraştık. Maalesef bulamadık. Faili meçhul olarak kalacak. 

W:- Peki dosyaya benim bakma ihtimalim var mı yani delillere filan?

F:- Aslında yok. Ama zaten delil olmadığı için dosyaya senin bakmana izin veririm. Ama bunu yaparak ne elde edeceksin?

W:- Şey komiserim belki bir şeyleri fark ederim bir yararım dokunur diye. Onun için yani.

F:- Tamam Wadelio. Gelebilirsin buraya. Seni bekliyorum.

W:- Hemen geliyorum.

Wadelio ne yapacağını düşünür. Gördüklerini nasıl kayıt edecekti. Gözlük taksaydı. Kamerasını fark edebilir miydi? Eğer fark ederse gözlüğü çıkarırım, dedi. O zaman ne yapacaktı? Telefonun ses kaydını açarım her şeyi sorarım onu fark edemez tabi, dedi. Kendi kendine mi konuşur gibi. Hemen hazırlanıp yola çıktı. Telefonunu kayıt için açtı. Gözlüğü de kayıt halindeydi. Kafası çalışıyordu biraz Wadelio'nun. Motoruyla gidiyordu. Ne güzel motordu. Neden mi? Onla beraber seçmişlerdi de o yüzden. 

W:- Bana her şey seni hatırlatıyor. Niye öldün ki? Ben mi yetiştiremedim? Sen imkânsızımdın benim. Seni o kadar çok özlüyorum ki. Hatırlar mısın? Her motora bindiğimde uyarırdın beni           " yavaş yavaş git"  diye. Gerçekten her seferinde yavaş gittim. Sırf sen dediğin için, sırf eğer bir şey olursa sen üzülme, sırf senden ayrılmamak için. Biz hiç ayrılmazdık ama bizi zorla ayırdılar. Biz yoksak kimse olamaz. 

Ağlaya ağlaya gidiyordu Wadelio. Uzaktan gördüğü zaman polis merkezini hemen kendine geldi. Kapıdan geçecekti ama polis onu durdurdu.

Polis: - Beyefendi geliş amacınız?

W: - Komiser Falcon ile görüşecektim.

P: - İsminiz Wadelio mu?

W: - Evet, buyrun kimliğim.

Polis kimliği inceledeikten sonra,

-Falcon Komiserim sizi bekliyor.

W:- Onu nerede bulabilirim? Yani odasını?

P: - İkinci kata çıkın, oradakiler hemen gösterir. 

W: - Peki, çok teşekkürler.

Wadelio hemen motorunu park edip polis merkezine girdi. İkinci kata çıktığında etrafa bakarken Falcon'un yüzünü, ismini arıyordu. Omzunda bir el hissetti. Kafasını döndürdüğü zaman Falcon'u gördü. 

F: - Gel Wadelio, odaya geç hadi. 

Geçtiler. İkisi de oturdu. İçeri hemen çaycı girip iki tane çay bırakıp çıktı. Birbirlerine baktılar. Wadelio çay içmesi gerektiğini anladı. İlk yudumu o aldı.

W: -Komiserim, hiç delil yok derken gerçekten hiçbir şey mi yok?

F: - Var tabi ki ama sonuca ulaşamadık. 

W:- Peki komiserim benim dosyanın kopyasını almak gibi bir şansım var mı?

F: - Maalesef Wadelio. Sadece bir kaç kısmını göstereceğim. Zaten sadece tek kopya var o da bende. 

W: - Olsun. Gösterecek misiniz?

Falcon hemen dosyanın ilk kısmını uzatır.

F:- Aslında Wadelio seni bu bilgilerin doğruluğunu bir kez daha teyit etmen için çağırdım. Sen iyice bak yanlışlık var mı diye?

Dosyada bir kaç resim. Sevgilisinin bulduğu anı bile çizmişler. 

W: - Bunu nasıl çizdiniz? 

F: - Senin ifadende yazanlardan. Yoksa yanlış mı?

W: -Hayır, neredeyse kusursuz ama ben ifadede anlattığımı hatırlayamadım. 

F: - Doğruysa problem yok Wadelio. Sen devam et.

Resimler ve yazılar onun morgdaki halini bile çekmişler. Okumaya geçti. Wadelio her kelimede buz kesiliyordu. 

"20 bıçak yarası"

" Kan kaybı ve organ kaybı "

"Ölüm"

Wadelio hepsini doğruladı. Ama diğer kısımlar.

W:- Diğer kısımları kontrol edebilir miyim?

F:- Hayır Wadelio. Orada senin doğrulayabileceğin bir bilgi yok.

W: - Öyle olsun. 

Bir kaç saniye sessizlikten sonra,

W: -Kafasına göre insan öldürülebilir yani birisi öyle mi? Ceza da almıyor. 

F: - Maalesef Wadelio. Gerçekten uğraştık. Bulamadık.

W: - Sizin bir sorununuz yok komiserim. Bu her kimse profesyonel olması gerek. Yoksa bulunurdu? Neyse komiserin ben gideyim, size de teşekkürler.

F: - Sagol Wadelio, görüşürüz.

W: - Sanmam komiserim.

Wadelio çayını bir dikişte bitirip hemen çıktı. Aklında tek cümle:

" Tek kopyası benim evde"

" Tek kopyası benim evde"

" Tek kopyası benim evde"

Öyleyse onu oradan alacağım. Ama nasıl? Önce evini öğrenmeliydi. Wadelio motoruna binip biraz uzaklaştı. Bekleyecekti. Falcon' takip edip evini bulacaktı. Ya anlarsa? Anlamaz ya hem anlarsa geri dönerim, dedi. Wadelio motorun üzerinde beklemeye başladı. Uyumasaydı bari. Kaç saat bekleyecekti ki?

------------


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayıp Kelimeler

Annem

Serzeniş