Annem
Annem,
Sana bunu yazdığımı hiç bilmeyeceksin anne, onun için daha rahat yazabilirim.
Sana daha önce hiç demediğim bir cümle anne: Seni Çok Seviyorum Anne
Anne hatırlar mısın? Üçüncü sınıf filandım galiba ya da beşinci sınıf. Anneler günü için bir kitapçık gibi bir şey hazırlamıştık.(A4 kağıdını ikiye katlayarak) Baya da güzeldi. Kalp filan yazım da iyiydi. Ben onu sana verememiştim anne. Yatağımın altına koymuştum. Sonra birkaç gün sonra sen onu bulmuştun. Bunu bana mı hazırladın dediğinde ben evet bile diyemedim anne utancımdan. Hoca sorduğunda hediyenizi verdiniz mi diye herkes evet demişti. Ben bile. İnsan annesine hediye verirken niye utanır? O kadar utangaçtım. Sana bu zamana kadar bir hediye bile alamadım. Hem utancımdan hem param olmadığı için. Ama her zaman anne kendimle gurur duyardım hala duyuyorum. Neden mi?
Sana çok küçükken çiçek toplar getirirdim anne hatırlar mısın? Her aşağıya indiğimde toplardım herhalde. Çiçekler öyle normal çiçeklerdi. Sarı filan. Hatta gül bile bulduğumu hatırlıyorum. Galiba yetiştirilen bir çiçekti senin tepkini hatırlayamıyorum anne. Kızmamışsındır kesin. Sevindiğini görünce demek ki çocuk aklı işte her seferinde getirirdim. Şimdi ise alakam yok.
Şimdilerde seni üzüyorum ama anne mutlu olman için yaşayacağım. Seni üzmemek için uğraşıyorum anne, ağlamaman için en ufak şey için bile ağlarsan üzülüyorum anne. Yüksek ihtimalle bunları bilmiyorsun. Sana uzaktan ruhsuz, eleştirici, mutsuz gibi geliyorum. Öyleyim anne. Maalesef. Ama bunun yanında seni her gün daha da seviyorum anne. Bu ilişkiler karşılıklı olmaz tabi ki anne ama sen beni çok fazla seviyorsun. Bana bir şey olursa çok üzülürsün anne. Bu bir narsistlik filan değil. Kendimi asla değerli filan görmem ama senin gözünde ben "her şey" gibiyim. Öyle hissettiryorsun anne. Keşke sen de hissetsen senin için yaşadığımı. Sana söyleyesim geliyor ama üzülürsün diye söyleyemiyorum anne. Sen üzülme diye yaşıyorum demek seni üzer anne. Bu eğer sen benden vazgeçersen ben de hayattan vazgeçerim demek. Evet bunu duymaman gerekiyor. Ama anne gerçekten sırf sen üzülme diye. Keşke normal üzülsen, normal üzüleceğini bilsem vazgeçerim. Ama anne sen dayanamazsın. Çok üzülmemen için anne. Eskiden gelir beni kaldırırdın. Ben de sana sarılır seni yatağa çeker gibi yapıp sarılırdım. O zaman mutluydum. Şimdi yapmaz oldum. Ne sen eskisi gibisin ne ben anne.
Eğer sen ölürsen anne? Ben ne yapacağım. Gözlerim mi çıkar artık ağlamaktan yoksa mezarda bile yanına uzanmaya mı çalışırım? Yanına uzandığımda gerçekten içimden gelirdi seni her uzanır gördüğümde on saniye veya bir dakika sarılırım.
Hep uğraş içindesin anne hele biz küçükken. Her gün çamaşır yıkaman bile sana eziyetti. Biz eziyet ettik sana. Nereden bilebilirdim bilsem bile ne yapabilirdim. Sen anne en iyisini hak ediyorsun. Sana bunu ben vereceğim anne sen benden vazgeçme yeter. Bizim de hak ettiğimiz bir şeyler var. Huzur ve rahat. Bunları alacağız anne. Sana söz anne. Bu sevgimin onda biri bile yeter. Rahata kavuşman için her şeyi yapacağım.
Bunları yine sadece ben bileceğim. Sen ise yine bizim kahrımızı çekiyor olursun. Belki de sen de benim için yaşıyorsundur. Tabi diğerleri var anne ama beni ayrı seviyorsun bunu biliyorum. Ben de seni ayrı seviyorum. Umarım hiçbir zaman seni gerçekten hayal kırıklığına uğratmam anne. Umarım olmaz ama eğer alzheimer filan olursan sen beni unutmazsın anne o kadar seviyorsun. Beni unutmazsın anne.
Beni bu kadar niye seviyorsun anne? Üstelik normal hatta seni tersleyebilecek kadar kötü olabilirken bazen. Nasıl bu kadar? Mutlu günlerimiz geldiğinde anne o zaman ne yapacaksın? Daha da mı fazla? Bırak beni anne, boşver. Olmaz mı? Ben senin sevdiğin kadar iyi değilim. Beni sevmeyeceğini bilsem seni bile isteye üzerdim ama sana işlemez. Sen annesin. Belk bir gün daha az seversin beni belki. Ya da bu kadar hissettirmezsin. Roman bile yazılır anne bu sevgiye ama sadece ben anlarım.
Mycroft TYRANT
Yorumlar
Yorum Gönder